|
Güvence, yaşamın sihirli sözcüğü. Yalnızca altı yıl önce hayata geçen Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) bu kadar kısa sürede tüm beklentilerin üzerinde bir fon büyüklüğüne kavuşmasının ardındaki anahtar sözcük de o. Küresel krize rağmen 2008’de hem katılımcı sayısı hem de fon büyüklüğü artan Bireysel Emeklilik Sistemi’nin kısa süreli bir durgunluk yaşamasına rağmen 2009 yılında da büyüme trendini sürdürmesi bekleniyor. BES’in bireysel katılımcılar ve vakıfların yanı sıra şirketler için de birçok avantaj sunduğu, özellikle işverenlerin insan kaynakları politikalarını destekleyen enstrümanlardan biri olduğu düşünüldüğünde bu beklenti son derece gerçekçi. Hedefleri aşan BES Türkiye’de sosyal güvenlik reformunun bir parçası olarak uygulamaya konulan BES, geride bıraktığı altı yıllık süreçte çok önemli bir başarı kazandı. BES, birinci beş yıllık projeksiyonlarında öngörülen 3 milyar TL’lik hedefi aşarak, 5 milyar TL’lık fon büyüklüğünün de üstüne çıktı. Dünyada emeklilik fonlarının yüzde 20 eridiği 2008 yılında Türkiye’de fon miktarının yüzde 32, katılımcı sayısının ise yüzde 19 artması, sistemin hızlı çıkışını gözler önüne serdi. Gelişme yönünde ivme yakalayan BES’te katılımcıların toplam fon tutarına ve katılımcı sayısına göre ilk beş şirketin sıralamasında ise bir değişiklik yaşanmadı, ancak alt sıralarda ciddi hareketlilikler gözlendi. Fon toplamında Avivasa, katılımcı sayısında da Anadolu Hayat geçmiş yıllarda olduğu gibi lider şirketler olarak ortaya çıktı. 2008’de katılımcı sayısını yüzde 34 ile en fazla artıran şirket Vakıf Emeklilik olurken, Başak Groupama hemen Vakıf Emeklilik’in arkasında yer aldı. Katılımcı sayısını en fazla artıran üçüncü şirket ise yüzde 26’lık bir büyüme gösteren Anadolu Hayat oldu. Katılımcıların toplam fon büyüklüğündeki artışları ise farklı bir tablo ortaya çıkardı. Bu alanda en başarılı BES şirketi yüzde 72 ile Fortis Emeklilik olurken, Garanti Emeklilik yüzde 57 ile ikinci, Başak Groupama ise yüzde 48 ile üçüncü sıraya yerleşti.BES’in gelişimi açısından bir başka kriteri oluşturan sözleşme sayısının artışında ise yüzde 39 ile Vakıf Emeklilik lider oldu. Onu, yüzde 34 ile Başak Groupama ve yüzde 31 ile Anadolu hayat Emeklilik izledi. Geçen yıl sektör önemli değişimlere de tanık oldu. Ankara Emeklilik el değiştirerek Aegon olurken, Koç Grubu yıllardır ortaklık yaptığı Allianz’dan ayrıldı; Allianz tek başına sektörde devam etme kararı aldı. Oyak Emeklilik, ING Grubu’na satılarak ING Emeklilik adını aldı. Ak Emeklilik ve Aviva Emeklilik şirketlerinin güç birliğine gitmesi ise sektörde yaşanan 2008’in en önemli gelişmelerinden biri oldu. Tüm dünyayı etkileyen küresel ekonomik krize rağmen Türkiye’de Bireysel Emeklilik Sistemi, bu yıl için de son derece olumlu sinyaller veriyor. 2009’un ilk üç aylık verilerine göre sistemdeki katılımcı sayısı bir milyon 791 bin 316 kişiye, fon tutarı ise 7 milyar 45 milyon TL’ye ulaşmış durumda. Geçen yılın ilk çeyreğinde 71 bin olan yeni katılımcı sayısının, bu yılın aynı döneminde 35 bine gerilemesi, “ekonomik kriz ve krizin yol açtığı durgunluk nedeniyle kısa süreli bir yavaşlama” olarak tanımlanıyor. BES’in gösterdiği bu büyüme eğiliminin arkasında hiç kuşkusuz sistemin sağladığı çok önemli avantajlar yatıyor. Avantajlarla gelen istikrar ve büyüme Sağladığı önemli vergi avantajları, Bireysel Emeklilik Sistemi’ne emeklilik dönemine hazırlık için en iyi yatırım araçlarından biri olma özelliğini kazandırıyor. Bu özelliği sayesinde hem kurumsal hem bireysel katılımlar giderek artıyor. Sektördeki bireysel katılımların yüzde 79 gibi bir ağırlığı olmasına karşın hızla devam eden kurumsal katılımların büyük artış göstereceğine inanılıyor. Yeni mevzuatla birlikte bireysel emeklilik sistemine yeni açılımlar getirilmesi ve bu değişiklikler sonucunda katılımcıların sistemde daha esnek hareket edebilmelerine olanak tanınmasının bu sonucu doğuracağı, yeni mevzuatın tetikleyici bir etki yaratacağı öngörülüyor. Vakıf ve sandıkların yanında şirketlerin çalışanları için biriktirdikleri kaynakları kapsayan iki düzenlemede birikmiş kaynakların gelecek dört yıl içinde sisteme önemli miktarlarda giriş sağlayacağı düşünülüyor. Vakıf ve sandıklara, kaynaklarını BES’e aktarma olanağı sağlayan düzenleme kapsamında 4 milyar doların, uluslararası şirketlerin yurtdışında tuttukları kaynakları açısından ise ilave 1 milyar doların sisteme aktarılabileceği belirtiliyor. Sistemin bireysel müşteriler kısmı da umut vaat ediyor. İronik biçimde ekonomik krizin pozitif etkisi özellikle bu noktada kendisini gösteriyor. Türkiye ekonomisi yedi yıl aralıksız büyümeden sonra duraklama dönemine girdi. Ekonomik daralma dönemlerinde kişilerin gelecek kaygısıyla günlük tüketimlerini azaltıp, tasarrufa yönelmeleri, kendileri ve sevdikleri için güvence aramaya yönelmeleri, hayat sigortaları ve BES’i en etkin araçlardan biri kılıyor. Bu branşlara olan ilginin zamanla daha da artacağı öngörülüyor. BES şirketleri, kriz dönemlerinde maruz kalınan finansal risklerin hayat sigortası ve emeklilik ürünleri ile güvence altına alınabileceği yönündeki bilincin bireylerde yaygınlaşacağının altını çiziyor. Esnek değerlendirme hakkı Yeni mevzuat da BES’e ilgiyi artırmaya yardımcı oluyor. Yeni mevzuatla birlikte, bireysel emeklilik fonlarının dağılımında değişiklik yapma hakkının yılda altı kez olacak şekilde değiştirilmesi, hem bireysel hem de kurumsal katılımcıların fon değişiklik hakları sayesinde piyasadaki dalgalanmaları takip etmesine olanak tanıyor; böylece katılımcılar, kriz dönemlerinde düşük riskli fonları tercih edebiliyorlar. Bunun yanı sıra katkı paylarının düzenli olarak ödenmesi, emeklilik gelirinin artışında önemli rol oynuyor. BES’in diğer bir avantajı da katılımcıların katkı paylarını istedikleri şekilde değerlendirme hakkına sahip olması. Örneğin, katılımcı parasını hazine bonosunda değerlendirmek istiyorsa, bu bilgi emeklilik şirketi tarafından portföy yönetim şirketine aktarılıyor. Portföy yönetim şirketi de katılımcının parasını, isteği doğrultusunda yatırıma yönlendiriyor. Bu noktada geçen yıl hisse senedine yatırım yapılmasını isteyen bireysel emeklilik müşterilerinin yüzde 35-40 arasında kazanmaları örnek olarak gösteriliyor. Tamamen katılımcıya ait olan tercihle, repo, ters repo, hisse senedi, eurobond, hazine bonosu gibi birçok enstrümanda değerlendirme yapılabiliyor. Emeklilik yatırım fonlarının portföy dağılımına bakıldığında toplam fon büyüklüğü içerisinde tahvil, bono gibi sabit getirili kamu borçlanma senetlerinin payının yüzde 92 olduğu görülüyor. Kriz öncesi yüzde 12 olan hisse senedinin payı ise krizle birlikte yüzde 8’e gerilemiş durumda. Vakıf ve sandıklar için avantajlı 2008 yılının Ağustos ayında yürürlüğe giren vakıf ve sandıkların BES’e dâhil olması, sisteme katılımları da artırdı. Bu kapsamdaki ilk aktarım geçen Aralık ayında bir vakfa ait 30 milyon TL’nin Başak Groupama’nın bireysel emeklilik planlarına aktarılması oldu. Aynı vakfa ait 15 milyon TL’nin de bu yıl içinde yine şirkete aktarılması için anlaşma sağlandı. Ancak bu olumlu göstergelere rağmen vakıf ve sandıklardaki birikimlerin BES’e aktarımının büyük çoğunluğunun asıl, 2010’da başlaması ve 2011’de hızlanması bekleniyor. Vakıflar için birçok artı sunan sistem, vakfa ödenen aidatların, üyelerin vergi matrahından düşülmesini sağlıyor. Böylece yüzde 30 vergi diliminde olan bir katılımcı 70 birim ödeyerek 100 birimlik fona sahip olabiliyor. İşveren çalışan bağını güçlendiren BES Bireysel katılımcılar ve vakıflar için pek çok avantaj sunan BES, özellikle şirketler açısından çok önemli artılara sahip. İşverene sağlanan vergi avantajı, hak ediş uygulamalarının yanı sıra kurumsal bazda BES’e katılımın itici güçlerinden biri olma özelliğini taşırken, BES insan kaynakları politikalarını destekleyen çok önemli bir enstrüman olarak da ortaya çıkıyor. İnsan kaynakları alanında yapılan araştırmalar, çalışan kesimin işverenlerinden maaş artışından sonra en çok bireysel emeklilik beklentisi olduğunu ortaya koyuyor. BES kapsamında işverenlerin çalışanları adına ödedikleri katkı payı tutarları, belli sınırlar içinde doğrudan gider yazılmak suretiyle kurumlar vergisi matrahından indirilebilirken, işverenin kendi adlarına ödediği katkı payları çalışanların işverene bağlılığının ve verimliliğinin artmasını sağlayarak avantaja çeviriyor. Böylece katkı payının işverene reel maliyetinin düşürülmüş olmasıyla birleştiğinde bu, şirketler açısından çok önemli ve uzun vadeli bir fayda ortaya çıkarıyor. Bu avantajların yanı sıra BES şirketleri, katılımcılarına tam anlamıyla güvence verebiliyor. Üyelerin birikimleri emeklilik şirketleri bünyesinde değil, Takasbank’ta saklandığından dolayı BES birikimlerinin iflasa konu olması da engellenmiş oluyor. Genç, üniversite mezunu, çalışan kesimin tercihi BES Bireysel Emeklilik Sistemi’ne giriş yapan katılımcıların profiline bakıldığında ise daha çok 25-44 yaşları arasındaki kesimin yoğun ilgisi dikkat çekiyor. Sektörde genel olarak katılımcıların yüzde 80’ini 44 yaş altı bireyler oluşturuyor. 35 yaş altı katılımcı sayısı oranı, sistemin kuruluşundan bugüne kadar hep yüzde 45-50 oranında seyrediyor. 2008’de 35 yaş altı katılımcı oranı yüzde 46 iken yeni katılımlarla bu oran şimdi yüzde 49’a yükselmiş durumda. Sistemin süre, emekli olma yaşı, vergi teşvikleri ve diğer özellikleri itibariyle yoğun hedef kitlesi de bu yaş grubu olduğu için sistemin bu açıdan da başarılı olduğu ortaya çıkıyor. Katılımcıların çok büyük bir kısmı üniversite mezunu iken, sisteme en fazla katılım sağlayan illerde ise İstanbul yüzde 32,9 ile birinci sırada yer alıyor. İstanbul’u yüzde 10’la Ankara, yüzde 8,2 ile İzmir, yüzde 4,3 ile Antalya, yüzde 3,7 ile Bursa, yüzde 2,9 ile Adana, yüzde 2,5 ile Kocaeli, yüzde 2,3 ile Muğla, yüzde 2 ile İçel, yüzde 1,5 ile Adana takip ediyor. Dünyada BES Türkiye’de BES’e olan ilgi ve katılım, küresel ekonomik krize rağmen devam ederken, bu sistemle çok önceden tanışan dünyada oldukça farklı bir tablo hüküm sürüyor. 2008 yılında kriz nedeniyle dünyada emeklilik fonları genel olarak yüzde 20 oranında küçüldü; yaklaşık 5 trilyon dolar kayba uğradı. Kayıpların önemli bir bölümü 3,3 trilyon dolar ile ABD’de yaşanırken, onu 300 milyar dolarla İngiltere, 200 milyar dolarla ise Avustralya izledi. Ancak kaybın, özellikle de ABD’deki kaybın nedeni, emeklilik fonlarının önemli oranlarda hisse senetlerinde değerlendirilmesi. Borsadaki çöküş, bireysel emeklilik sistemlerini de doğal olarak olumsuz etkiledi. Ancak bireysel emeklilik sistemi çerçevesinde dünyadaki uygulamalar ve sisteme dâhil olan katılımcıların profili gelecek açısından önemli ipuçları veriyor. Güney Afrika, Brezilya, Polonya, Macaristan gibi ülkelerde tüm çalışanlar işe başladıkları andan itibaren sisteme dahil oluyorlar. Güney Afrika, Polonya ve Macaristan’da sistemden çıkıldığında bekleme süresi olmadan toplu paranın tamamı alınırken, Brezilya’da hak ediş, plana dahil olduktan 3-5 sene sonra uygulanıyor. Katkı payları açısından da ülkelerde farklılıklar gözleniyor. Polonya’da çalışan katkısı, gönüllü katkı payı ortalama aylık maaşın yüzde 4,5’u kadar; işveren katkısı ise çalışan ücret paketinin yüzde 7’sini geçemiyor ve çalışan katkı payı kadar katkı payı sağlamasına izin verilmiyor. Brezilya’da çalışanın sisteme katkısı baz maaşın yüzde2-6’sı arasında zorunlu olarak gerçekleşiyor. İşveren ise çalışan katkısının yüzde 100 ile yüzde 200’ü kadarını karşılıyor. Güney Afrika’da işveren katkısı ortalama yüzde 9,95 olurken, çalışanlar plana maaşlarının yüzde 5,95 ile yüzde 7,5 arasında değişen oranlarda katılıyorlar. Macaristan’da ise çalışan katkısı çoğu planda gerekli değil; gerekli olması durumunda da brüt maaşın yüzde 1-2’si kesiliyor. İşveren katkısı ise brüt maaşın yüzde 3-5’i arasında değişiyor. Bütün bu örnekler, Bireysel Emeklilik Sistemi konusunda Türkiye’nin henüz yolun başında olduğunu gösteriyor. Ancak geleceğe yönelik tüm öngörüler son derece olumlu. 2009 yılı için reel sektörde büyüme sözü telaffuz edilmezken, BES şirketleri sistemde büyüme olacağına yönelik inançlarını dile getiriyorlar. Onların beklentileri yıl sonunda sektörün katılımcı sayısı olarak yaklaşık yüzde 15, toplanan fon miktarı açısından ise yüzde 39 büyüyerek, 2 milyonun üzerinde katılımcı ve 9 milyar TL civarında fon büyüklüğüne ulaşması. 2013 yılına ilişkin tahminleri ise çok daha büyük: 3,3 milyon kişi ve yaklaşık 29 milyar TL fon büyüklüğü. TR |


